IDC’nin araştırma içgörüleriyle desteklenen yeni SAS raporuna göre, güvenilir yapay zekâ standartlarını benimseyen kurumların yapay zekâ projelerinden güçlü yatırım getirisi (ROI) elde ettiğini bildirme olasılığı 15 kat daha yüksek çıktı. “Veri ve Yapay Zekâ Etki Raporu: Güvenin Yeni Ekonomisi” başlıklı çalışma, Türkiye’deki şirketlerin yapay zekâyı üretime başarıyla taşıdığını, ancak denetim açığının büyüdüğünü ortaya koyuyor.
- Güvenilir yapay zekâ uygulamalarına yatırım yapan kuruluşların güçlü ROI bildirme olasılığı 15 kat daha yüksek (%62’ye karşı %4).
- Türkiye’de kuruluşların %52,8’i yapay zekâyı operasyonel iş akışlarına tamamen entegre ettiğini belirtiyor.
- Türkiye’de denetim ve etki değerlendirmesi yatırımları %17’ye gerilerken, veri kalitesini her projede zorunlu kriter uygulayan şirket oranı yalnızca %1,9.
Denetim açığı neden büyüyor?
Rapora göre kullanıcıların %97,2’si en azından bazı senaryolarda yapay zekânın önerilerini geçersiz kılarak manuel müdahalede bulunuyor; bunun bir numaralı nedeni sistemin kararının arkasındaki mantığı açıklayamaması. Türkiye’deki çalışanların yaptığı düzeltmelerin yaklaşık yarısı (%47,1) yetersiz açıklamadan kaynaklanıyor. Güven oranı üretken yapay zekâda %76 iken, ajan tabanlı yapay zekâda %66’ya geriliyor.
SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri, “Şirketlerin bağımsız olarak karar alıp işlem gerçekleştirebilen otonom yapay zekâ ajanlarını kullanmaya başladığı bir ortamda, yeterince izlenmeyen sistemler ve açıklanamayan kararlar, bugüne kadar elde edilen ticari kazanımları kısa sürede riske atabilir” dedi.
Araştırma nasıl yapıldı?
Araştırma, 28 ülkede bankacılık, sigortacılık, yaşam bilimleri ve kamu sektöründen 2.699 karar vericiyle gerçekleştirildi. Kuruluşlar, veri kalitesi ve yönetişimi, model yönetişimi ve denetimi, açıklanabilirlik ve adalet, sorumlu yapay zekâ politikası ile denetim ve hesap verebilirlik olmak üzere beş kriter üzerinden 100 puan üzerinden değerlendirildi.
